Türkiye Sigorta’nın sürdürülebilirlik vizyonunu ve çevresel-sosyal sorumluluk yaklaşımını daha yakından anlamak amacıyla Yatırımcı İlişkileri Direktörü Şahika Balbay Demiroğlu ile bir röportaj gerçekleştirdik. Kendisi, çevresel ve sosyal risklerin önlenmesi, iklim değişikliğiyle mücadele, risk yönetimi, farkındalık çalışmaları ve teknolojik yatırımlar gibi başlıklarda ilgili sorularımızı cevapladı.

1- Çevresel ve sosyal riskleri önleyici politikalarınız ve buna uygun geliştireceğiniz ürünlerinizden bahseder misiniz?
Türkiye Sigorta olarak, çevresel ve sosyal riskleri azaltmaya yönelik politikalarımızı sürdürülebilirlik stratejimizin merkezine yerleştiriyoruz. Doğal afet, sağlık ve tarım gibi alanlarda sunduğumuz sigorta çözümleriyle bireyleri ve kurumları güvence altına alıyor; çevresel sorumluluğumuzu da iş modelimize entegre ediyoruz. Çevresel ve sosyal riskleri önlemeye yönelik politikalarımız, sürdürülebilir sigortacılık anlayışımızın temelini oluşturuyor. Sürdürülebilirlik ilkelerini iş modelimizin ayrılmaz bir parçası haline getirerek faaliyet gösterdiğimiz tüm alanlarda çevresel ve toplumsal sorumluluklarımızı gözetiyoruz.
Bu kapsamda, doğal afetlere ve tarımsal risklere karşı koruma sağlayan ürünlerimizle sosyal dayanıklılığı artırırken; devlet destekli tarım sigortaları, zorunlu deprem sigortası (DASK), sağlık ve ferdi kaza gibi alanlarda sunduğumuz ürünlerle de geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Elektrikli araçlara özel geliştirilen Türkiye Sigorta Yeşil Kasko ve T-Kasko ürünlerimizle çevre dostu ulaşımı destekliyor; yenilenebilir enerji projelerine sunduğumuz teminatlarla düşük karbonlu ekonomiye geçişi teşvik ediyoruz. 2024 yılı itibarıyla bu kapsamdaki sürdürülebilir ürünlerimizden toplam 1.191 milyon TL prim üretimi gerçekleştirdik.
Ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkemiz doğrultusunda kadın çalışan oranımızı %54’e, üst yönetimdeki kadın temsil oranımızı ise %36’ya çıkararak sosyal risklerin azaltılmasına katkı sunuyoruz. UN Global Compact (UNGC), Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) ve Sorumlu Yatırım İlkeleri (UNPRI) gibi uluslararası inisiyatiflere katılım sağlayarak çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği stratejik düzeyde sahiplenmiş durumdayız.
2- İklim değişikliği ile mücadele alanında, şirketinizin düşük karbon ayak izi, emisyon kontrolleri stratejileri nelerdir?
İklim değişikliğiyle mücadele konusunda Türkiye Sigorta’nın düşük karbon ayak izi hedefi ve emisyon kontrol stratejileri büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, 2053 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdümüzü sürdürüyor; enerji tüketimimizi azaltmak ve yenilenebilir kaynak kullanımını artırmak üzere çeşitli önlemler alıyoruz.
2024 yılında ofislerimizde yenilenebilir kaynaklardan sağlanan enerji oranını %9’a çıkarırken, bu sayede yaklaşık 577 ton CO₂e emisyon azaltımı gerçekleştirdik. Yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik tüketimimizi %86’ya çıkardık. Sıfır Atık Belgesi’ni temin ederek atık yönetim sürecimizi de optimize etmiş olduk.
Ayrıca, operasyonel karbon salımını azaltmaya yönelik olarak dijital kartvizit, kâğıtsız süreçler ve yapay zekâ destekli iş akışları gibi uygulamaları hayata geçirdik. Servis araçlarının rotalarının optimizasyonu için bilgisayar destekli bir yazılım kullanarak minimum yakıt tüketimini sağlamaktayız. Şirket araçlarımızın kullanımında da elektrikli veya hibrit araç kullanımını teşvik ediyoruz.
Bununla birlikte, yenilenebilir enerji projelerine sağladığımız sigorta teminatlarıyla hem düşük karbon ekonomisine geçişi destekliyor hem de yeşil yatırımların önünü açıyoruz. Bu stratejimizle yalnızca kurum içi değil, sigortaladığımız yapılar ve projeler aracılığıyla da iklim dostu dönüşüme katkı sunuyoruz. Dijital dönüşüm uygulamalarımız sayesinde hem operasyonel karbon salımını düşürüyor hem de hizmet süreçlerimizi daha çevreci hale getiriyoruz.
3- Risk önleme ve yönetimi hakkında personeliniz, sigortalılarınız, paydaşlarınızı bilgilendirme ve eğitim faaliyetleriniz nelerdir?
Risk önleme ve yönetimi kapsamında, çalışanlarımızdan sigortalılarımıza, dağıtım kanallarımızdan paydaşlarımıza kadar tüm ekosistemimizde farkındalık yaratacak bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerine önem veriyoruz.
2024 yılında çalışanlarımıza kişi başı ortalama 33,2 saat eğitim sunarken; dijital platformlarımız aracılığıyla sigortalılarımıza ve acentelerimize yönelik sürekli iletişim ve bilgilendirme süreçleri yürüttük. Yapay zekâ tabanlı dijital asistanımız “Bilge” ile hem müşterilerimize hem de saha ekiplerimize hasar süreçlerinden poliçe detaylarına kadar birçok konuda anlık destek sunarak sigorta bilincini artırmayı hedefliyoruz.
Ayrıca, sürdürülebilirlik anlayışımızı gösterdiğimiz entegre raporlarımız sayesinde çevresel-sosyal performans verilerimizi kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşarak sigorta bilincini artırmayı amaçlıyoruz. Dijital seminerler, e-bültenler ve acente eğitimleri gibi araçlarla bilinçli sigortalama ve risk farkındalığını destekliyoruz.
Şirketimizde yürütülen kurumsal risk yönetimi faaliyetleri kapsamında; sigortalama riski, operasyonel risk, finansal risk ve iklimle bağlantılı riskler düzenli olarak izlenmekte ve yönetilmektedir. İç kontrol ve iç denetim sistemleriyle desteklenen bu yapı, risklerin erken tespiti ve yönetimi için önemli bir çerçeve sunmaktadır.
2025 yılı itibarıyla TSRS 2 İklimle İlgili Açıklamalar Standardı kapsamında şirketimizin iklimle ilişkili risk ve fırsatlarını belirledik. Bu çerçevede, kısa, orta ve uzun vadeli etkileri analiz ederek bu risklerin şirketimizin nakit akışına olan potansiyel etkilerini senaryolar eşliğinde değerlendirdik. Bu çalışma, önümüzdeki dönemde entegre raporlamamıza yön verecek ve sürdürülebilirlik stratejimizin temel yapı taşlarından biri olacaktır. ISSB’nin Türkiye’de TSRS uyumlu raporlamanın yaygınlaşmasının küresel standartlara bağlılık açısından önemli bir gösterge olduğunu belirtmesi ve buna göstereceği destek de dikkate alınarak, iklimle ilgili çalışmalarımızı gün geçtikçe artırmayı hedefliyoruz.
4- İklim değişikliğine uyum sağlayan teknolojik yatırımlarınız nelerdir?
İklim değişikliğine uyum sağlamak amacıyla dijitalleşme odaklı teknolojik yatırımlarımızı artırarak sigorta sektöründe öncü uygulamaları hayata geçiriyoruz.
Pusula Plus platformumuz ile acente ve banka kanallarımızın 7/24 poliçe düzenleyebildiği dijital altyapı sayesinde hem işlem süreçlerini sadeleştiriyor hem de kâğıtsız çalışma sistemimizle çevresel etkimizi azaltıyoruz. Hasar yönetimi süreçlerimizde yapay zekâ, OCR teknolojisi ve robotik süreç otomasyonu (RPA) gibi yenilikçi çözümlerden faydalanarak süreç verimliliğini artırıyor; iş süreçleri yönetimi (BPM) altyapımızla da özellikle afet anlarında daha hızlı ve doğru hizmet sunuyoruz.
Yapay zekâ tabanlı dijital asistanımız Bilge müşterilerimize birçok konuda anlık destek sağlarken; dijital kartvizit uygulamamız ve online satış kanallarımız olan web ve mobil üzerinden (örneğin, Türkiye Sigorta Yeşil Kasko, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Seyahat Sağlık Sigortası) yaptığımız satışlarla hem karbon ayak izimizi azaltıyor hem de erişilebilir sigortacılık anlayışını güçlendiriyoruz.
Bu yatırımlar sayesinde hem operasyonel karbon salımımızı düşürüyor hem de iklim değişikliğine karşı kurumsal uyumumuzu artırıyoruz.
https://www.ifhaber.com/sigortacilik/turkiye-sigorta-cevresel-ve-sosyal-riskleri-azaltmaya-odaklaniyor/?feed_id=88569&_unique_id=68082ae7ba175
Yorumlar
Yorum Gönder